bahargibi

2/12/2009 - Bazı Şeyler...

Kategori: B

 

 

 

Bazı şeyler tükenmez sanıyor insan. Mesela sevgi... Mesela sadakat... Bu iki kelimeyi telafuz ettim diye sanmayın ki bir aşktan bahsedeceğim. Adına aşk denmese de bitmeyeceğini, hiç bir şey tarafından zedelenmeyeceğini, köreltilmeyeceğini ve yıkılamayacağını düşündüğüm bir şeyden bahsedeceğim. Dostluktan...

 

An olur hayatınızın orta yerine biri düşer. Tepeden inme, öylesine... Öyle bir gelişle gelir ki ne sorgulayacak ne sınayacak vaktiniz olmadan onunla hemhal olurken bulursunuz kendinizi. Bir kaç gün önce tanımadığınız biri bir anda hayatınızın vazgeçimezi oluverir. Hiç bir soru sormadan bırakıverirsiniz kendinizi akışa. Sanki odur beklenen haberci. Yüreğiniz çırpınmaktan her yorulduğunuzda sığındığınız liman odur. Sevmek dendiğinde gözleriniz dolacak kadar yürekten sevdiğiniz.

 

Biri vardı. İşte böyle geldi girdi hayatıma. Sorgusuz sualsiz... O mu beni ben mi onu onarmaya geldi bunu hiç bilemedim. Garip bir şekilde ya önce ya sonra aynı şeyleri yaşıyorduk. Cevaplar hep birimizin dağarcığında hazırdı.

 

Geldi. O günlerden ilk aklıma gelen oyuncaklarını ortaya döküp "hadi beraber oynayalım" diyen bir çocuk... İçi içine sığmayan, bedeni uçarı ruhuna kafes bir kadıncık. Yaşadığı onca ızdırabı en güzel biçimde sindirmiş, ne öğrenmesi gerekiyorsa öğrenmiş, yalnız, sevgiye, ilgiye muhtaç bir çocuk... Bunlar o aynada gördüklerimdi. Belki de gördüklerim aynı zamanda bendim. Onunla konuşmak her gün başka bir buluşa imza atmaktı. İçimin derinliklerine her daldığımda onun deneyimlediği ve benimle paylaşmaktan imtina etmediği bir şeyleri bulup olması gereken yere kaldırıyordum. Öyle dağınık, öyle kaybolmuştum ki, o yitik zamanlarda pusulamdı o benim. İçimin her kabarması parmaklarımı telefonun tuşlarıyla buluşturuyor ve bir anda onun rahatlatan kelimeleriyle yaralarım sarılırken buluyordum kendimi.

 

Çocukluk yıllarımda beni en çok üzen şey devamlı taşınmak zorunda kalmak olmuştur. Çeşitli sebeplerle çokça ev değiştirdik. Değişik bir sürü çevreye girdim, bir sürü arkadaşım oldu ama gittiğim yerlerde hep birileri geride kaldı. Ben yeni bir semte ya da memlekete uzanırken, yüreğimin bir yarısı hep bıraktığım o yerlerde kaldı. Tebdil-i mekanda hayır vardır sözüne sığındım hep ve yeni yerlerde yeni insanlarla nasibime düşenleri toplamaya gayret ettim. Şimdi düşünüyorum da, en zor göç bir yürekten göçmekmiş.

 

Bir gün bana dedi ki:"Sen ve ben ayrılmayız ama eğer bir gün Rabbimiz ister de ayrılırsak, bil ki seni hep seveceğim." O zaman hiç ihtimal vermediğim bu cümle sanırım gerçek oldu. Artık yok. Ne telefonun diğer ucunda ne de yüreğimi çınlatacak yakınlıkta. Onu kaybettim. Hangi sebeple gitti bilmiyorum. Neden gitmek yönünde bir seçim yaptı bilmiyorum. Tek bildiğim hayatımda koca bir boşluk oluştuğu. Boşluklar da asla başka şeylerle dolmaz bunu biliyorum.

 

Sadece umuyorum. Bu gidiş hakkında hayırlı olsun. Belki telefonun ucunda şımarıklıklarımla, rüyalarımla, gözyaşlarımla meşgul edip, çınlayan kahkahası ile sükunet bulacağım bir .............. olmayacak ama... Neyse öyle işte.

 

Pembecik. Zaman ve mekanın ehemmiyetinin olmadığı yerlerde buluşmak dileği ile...

 

 

 

 


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

Blogcu Yardım