<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>bahargibi</title>
        <description></description>
        <link>http://bahargibi.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Sat, 07 Nov 2009 21:38:57 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>Gecelerde...</title>
            <link>http://bahargibi.blogcu.com/gecelerde_54035881.html</link>
            <guid>http://bahargibi.blogcu.com/gecelerde_54035881.html</guid> 
            <description>...</description>
            <pubDate>Thu, 05 Nov 2009 12:12:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Hoyrat Eller</title>
            <link>http://bahargibi.blogcu.com/hoyrat-eller_52938761.html</link>
            <guid>http://bahargibi.blogcu.com/hoyrat-eller_52938761.html</guid> 
            <description>LETAFETE HASRET RUHUMUZ HOYRAT ELLERİN TIRNAK ARALARINDA KALDI...</description>
            <pubDate>Tue, 13 Oct 2009 14:52:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Hasrete Medhiye</title>
            <link>http://bahargibi.blogcu.com/hasrete-medhiye_50694061.html</link>
            <guid>http://bahargibi.blogcu.com/hasrete-medhiye_50694061.html</guid> 
            <description>seni d&amp;uuml;şledim yine neden sonra utandımbana son bakışını g&amp;uuml;l&amp;uuml;mseyerek andım..................vasatiydi anılar sayamadım vazge&amp;ccedil;tim..................vuslatı azad ettim yine hasreti se&amp;ccedil;timg&amp;ouml;rd&amp;uuml;m ki ondan başka bana yar yok d&amp;uuml;nyadao olmadan y&amp;uuml;reğim okyanusta bir ada..................&amp;uuml;stelik yanımda yok &amp;ccedil;ok sevdiğim o &amp;uuml;&amp;ccedil; şey..................meydan hasrete kaldı hoyrat ruhum boyun eyd&amp;uuml;şmedik mi buraya bir cennet &amp;uuml;lkesindensebep cayıvermekti doğruluk ilkesinden..................k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;k hesaplar yaptık teslimiyet yerine..................kapılıp gitti sevda hırs ve tamah terined&amp;uuml;şerken imdat ipi yapıştı elimizeinsanlığın tohumu atıldı belimize..................sen adem adayıydın ben havvanın nefesi..................aşk &amp;ccedil;ıkınca meydana kesildi iblis sesiişte t&amp;uuml;m hikaye bu b&amp;ouml;yle başladı hayatgerisi teferruat gerisi inan bayat..................hasret denen o yari ben g&amp;ouml;zlerinde g&amp;ouml;rd&amp;uuml;m..................tuttum avu&amp;ccedil;larımda g&amp;ouml;nl&amp;uuml;m&amp;uuml; ona s&amp;uuml;rd&amp;uuml;myalnızlık atlasının &amp;ccedil;ıkmaz boyası oydu&amp;ouml;pt&amp;uuml; beni alnımdan senin yanına koydu.................şu benlik denizinde &amp;ccedil;ırpınırken el attı.................ne aciz olduğumu bana o hatırlattıy&amp;uuml;r&amp;uuml; gafil y&amp;uuml;reğim hasret gibi yarin varonunla ge&amp;ccedil;irdiğin her saniye sana k&amp;acirc;r ...</description>
            <pubDate>Mon, 07 Sep 2009 15:12:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Yatağıma...</title>
            <link>http://bahargibi.blogcu.com/yatagima_50395511.html</link>
            <guid>http://bahargibi.blogcu.com/yatagima_50395511.html</guid> 
            <description>Soğuk gecelerimin ondan soğuk yoldaşıSiyahların gelini hasretlerin haldaşı&amp;nbsp;Yine &amp;ccedil;ok beklemişsin bitap d&amp;uuml;ş&amp;uuml;p gelmemiBembeyaz bedenini g&amp;ouml;zyaşıyla delmemi&amp;nbsp;Biraz geciktim evet ama yine sendeyimYine beni saracak o buz gibi tendeyim&amp;nbsp;İşte d&amp;uuml;şt&amp;uuml; kollarım yor...</description>
            <pubDate>Thu, 03 Sep 2009 09:49:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>İçimin Coğrafyasının Kadınları 1</title>
            <link>http://bahargibi.blogcu.com/icimin-cografyasinin-kadinlari-1_48003341.html</link>
            <guid>http://bahargibi.blogcu.com/icimin-cografyasinin-kadinlari-1_48003341.html</guid> 
            <description>&amp;ouml;nce kurak yanların s&amp;uuml;z&amp;uuml;ld&amp;uuml; avu&amp;ccedil;larına geceninkim bilir hangi ikliminbulut mahrumu r&amp;uuml;zgarıydın sen Leylaellerinde kaldı sessizce aşkkimse sormadıhep Mecnun&amp;rsquo;ca yazdılar adınıonun sevdiği diye andılarkimse sa&amp;ccedil;ının rengini bilmediağladığını da &amp;ouml;yle &amp;ccedil;ok Mecnun g&amp;ouml;rd&amp;uuml;ler ki sendeher birinde bir par&amp;ccedil;an kaldışimdi g&amp;ouml;zlerinde bin par&amp;ccedil;a aşkdevşir korkmahepsinin toplamı yine Mecnun edecek...</description>
            <pubDate>Tue, 21 Jul 2009 17:52:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Hoyrat Eller</title>
            <link>http://bahargibi.blogcu.com/hoyrat-eller_47398041.html</link>
            <guid>http://bahargibi.blogcu.com/hoyrat-eller_47398041.html</guid> 
            <description>Kaba saba herkes&amp;hellip; En yakınımdakilerden en uzağımdakilere kadar her biri en kırıcı kimliklerle seyahat ediyorlar d&amp;uuml;nya gemisinde. Kırılıyorum, par&amp;ccedil;alanıyorum. Bir g&amp;uuml;n kırılmamayı &amp;ouml;ğrenecek miyim Rabbim?&amp;nbsp;&amp;Ccedil;ok şey mi istedim? Sımsıcak bir kucaklayış, sevgi dolu bir &amp;ouml;p&amp;uuml;ş ve merhametli bir bakıştan başka&amp;hellip; Sabahın ilk ışıklarını beraber kucaklamak, akşam uykunun derinliklerine beraber dalmaktan başka&amp;hellip; Korkulu r&amp;uuml;yalardan sı&amp;ccedil;rayıp g&amp;uuml;ven veren kollarında avunmaktan başka&amp;hellip; B&amp;uuml;t&amp;uuml;n bu kırıcı g&amp;uuml;ruha inat, en yumuşak, en naif s&amp;ouml;zc&amp;uuml;klerle birbirimize hitap etmekten başka&amp;hellip;&amp;nbsp;Kırılıyorum, par&amp;ccedil;alanıyorum. Bir g&amp;uuml;n kırılmamayı &amp;ouml;ğrenebilecek miyim Rabbim? Sen mi beni b&amp;ouml;yle kırılgan yarattın yoksa bu insanlar mı bunca &amp;uuml;st&amp;uuml;me gelip bozdular bağışıklık si...</description>
            <pubDate>Sat, 11 Jul 2009 09:07:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Aklımın İpi</title>
            <link>http://bahargibi.blogcu.com/aklimin-ipi_47194121.html</link>
            <guid>http://bahargibi.blogcu.com/aklimin-ipi_47194121.html</guid> 
            <description>Aklımın ipi kayıp d&amp;uuml;n gece &amp;ccedil;ok aradımYarda sandım peşinden y&amp;uuml;r&amp;uuml;d&amp;uuml;k&amp;ccedil;e ıradım&amp;nbsp;Halbuki bağlamıştım sa&amp;ccedil;larının telineNe bilirdim salacak bad-ı saba yeline&amp;nbsp;Yollar yollara &amp;ccedil;ıktı, yıllar yılları kestiBuz kesen bedenimi ısıtan bir yel esti&amp;nbsp;Y&amp;uuml;r&amp;uuml;d&amp;uuml;k&amp;ccedil;e ufaldım sema...</description>
            <pubDate>Tue, 07 Jul 2009 18:38:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Neredesin Bebeğim?</title>
            <link>http://bahargibi.blogcu.com/neredesin-bebegim_47109271.html</link>
            <guid>http://bahargibi.blogcu.com/neredesin-bebegim_47109271.html</guid> 
            <description>Allah her insanın omzuna iki melek koyarmış. Biri sol omzunda bekler hatalarını not edermiş. Diğeri sağ omzunda bekler iyilikleri yazarmış defterine. Aslında bir melek daha vermiş Allah bizlere. Kadın denen &amp;ldquo;madeni som ıstırap&amp;rdquo; varlığın ıstırabına derman olsun diye&amp;hellip; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;Ouml;nce k&amp;uuml;lfetli bir birliktelik sunmuş her ikisine de. K&amp;uuml;lfetli olduğu kadar da muhteşem olan bu birliktelik, kadının en korunaklı yerinde rahminde başlamış. K&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;k meleği koruma g&amp;ouml;revini orda &amp;ouml;ğretmeye başlamış kadına Y&amp;uuml;celer Y&amp;uuml;cesi. Dokuz aylık o s&amp;uuml;rede, kadın meleğin her hareketine kulak kesilmiş. Adanmış bir &amp;ouml;m&amp;uuml;r olmanın ne demek olduğunu &amp;ouml;ğrenmiş o k&amp;uuml;lfetli ama kat kat değerli zamanda. Sonra o s&amp;uuml;re bitip de k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;k melek annesini g&amp;ouml;rme arzusuyla yanıp tutuşmaya başlayınca, anne de artık meleğine dokunabilme hasretine kapılınca yollar a&amp;ccedil;ılmış her ikisine. Uzun bir koridorun sonunda, ağrılarla sancılarla annesinin kollarında bulmuş melek kendisini. ...</description>
            <pubDate>Mon, 06 Jul 2009 12:39:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Yüzler</title>
            <link>http://bahargibi.blogcu.com/yuzler_46885611.html</link>
            <guid>http://bahargibi.blogcu.com/yuzler_46885611.html</guid> 
            <description>&amp;ldquo;Etrafımda hep tanıdık y&amp;uuml;zler, Yıpranmış yerler, yıpranmış y&amp;uuml;zler, Aydınlık ve erken bir g&amp;uuml;n yarışları i&amp;ccedil;in, Hi&amp;ccedil; bir yere gitmezler,&amp;rdquo;&amp;nbsp;G&amp;ouml;zlerimi kapatıyorum. Uyku bu gece beni (u)yutmayı reddediyor. İlacını yutmayı reddeden ve eliyle her defasında iten bir &amp;ccedil;ocuk gibi&amp;hellip; Dermanmış uyku meğer. Unutmanın babasıymış. Her gece başka bir unutuş d&amp;ouml;ll&amp;uuml;yormuş meğer bedenimde. Bu gece ise nerde olduğumu bilmediğim i&amp;ccedil;in onun da nerde olduğunu bilemiyorum. &amp;nbsp;...</description>
            <pubDate>Thu, 02 Jul 2009 09:23:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Bir Tek Seni Umut Edemem, Utanırım</title>
            <link>http://bahargibi.blogcu.com/bir-tek-seni-umut-edemem-utanirim_46309451.html</link>
            <guid>http://bahargibi.blogcu.com/bir-tek-seni-umut-edemem-utanirim_46309451.html</guid> 
            <description>Umut bir kavanoza sığar mı? Peki ya denizler&amp;hellip; Taşarsa sevda, onu alacak bir kap var mıdır? Peki ya g&amp;ouml;zyaşlarımı&amp;hellip;&amp;nbsp;Umut ve bir kavanoz&amp;hellip; Sabır ve birka&amp;ccedil; g&amp;uuml;n bekleşmek&amp;hellip; Ellerine bakmak, y&amp;uuml;z&amp;uuml;ne ise asla&amp;hellip; B&amp;ouml;yle mi umut etmek?&amp;nbsp;Bana her şeyi getirir umut. Mesela umut etmiştim saksıdaki orkidem tekrar a&amp;ccedil;ar diye. İki sene ge&amp;ccedil;ti &amp;uuml;st&amp;uuml;nden. &amp;Ccedil;i&amp;ccedil;ek tutan yeşil saplara kumaş &amp;ccedil;i&amp;ccedil;ekler bağladım beklerken. Bilmiyordum tekrar a&amp;ccedil;acağını, bilemezdim. Birka&amp;ccedil; g&amp;uuml;n &amp;ouml;nce &amp;uuml;st&amp;uuml;nde tomurcuklar g&amp;ouml;r&amp;uuml;nce şaşırdım, sevindim. Bir anlıktı hepsi. Umutl...</description>
            <pubDate>Wed, 24 Jun 2009 11:56:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Ağlamak</title>
            <link>http://bahargibi.blogcu.com/aglamak_46006751.html</link>
            <guid>http://bahargibi.blogcu.com/aglamak_46006751.html</guid> 
            <description>Yırtıp attığım her m&amp;uuml;sveddede sana s&amp;ouml;k&amp;uuml;len kelimeler var. G&amp;ouml;zyaşıyla dindiremediğim ıssızlığı kan kusar gibi kusuyor kelimeler. Ciğeri t&amp;uuml;kenmiş kanserli bir hasta misali inliyorum. Kanser gibi sevdan&amp;hellip; T&amp;uuml;kettiği her zerremden yenilerine hicret ediyor. Bitiyorum.&amp;nbsp;Issızım g&amp;uuml;zelim. Sen gittin gideli demeyeceğim. Sen geldin ve gittin gideli belki, belki de sen yokken de b&amp;ouml;yle ıssızdı y&amp;uuml;reğim. Geceleri dost edinmedim kendime belki, hatta kuyu gibi uykulara d&amp;uuml;ş&amp;uuml;p Yusuf gibi kurtulmayı bekledim. Tek sığınağım g&amp;ouml;zlerimden s&amp;ouml;k&amp;uuml;n eden yaşlardı. Hala da &amp;ouml;yle biliyor musun? Issızlığımın dermanı olmak i&amp;ccedil;in &amp;ccedil;ırpınan bir tek onlar var yanımda. Dostlarım bile &amp;ldquo;tek başına başarmalısın&amp;rdquo; deyip bir kenara &amp;ccedil;ekiliyorlar. Kalakalıyorum ellerimde kendi boğazım. Sık sıkabilirsen, bırak bırakabilirsen.&amp;nbsp;Artık g&amp;ouml;zyaşlarım da derman olmuyor g&amp;uuml;zelim, bunu fa...</description>
            <pubDate>Fri, 19 Jun 2009 09:43:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Yanımdan Geçip Gittin</title>
            <link>http://bahargibi.blogcu.com/yanimdan-gecip-gittin_45916961.html</link>
            <guid>http://bahargibi.blogcu.com/yanimdan-gecip-gittin_45916961.html</guid> 
            <description>Bazen okumaktan yoruluyorum. Başucuma sıra sıra dizdiğim ve hepsini aynı anda bitirmeye niyetlendiğim bir s&amp;uuml;r&amp;uuml; kitap var. Onlara bakarken g&amp;ouml;ğe direk bir binanın katlarını g&amp;ouml;r&amp;uuml;yorum. Her biri bir k&amp;ouml;y b&amp;uuml;y&amp;uuml;kl&amp;uuml;ğ&amp;uuml;nde olan ve o kadar insan barındıran bir g&amp;ouml;kdelen&amp;hellip; İ&amp;ccedil;inde birbirimize s&amp;uuml;rt&amp;uuml;nerek yaşadığımız ama en g&amp;ouml;r&amp;uuml;nen yerlerimizi, y&amp;uuml;zlerimizi bile tanımadığımız koca k&amp;ouml;ylerde yaşıyoruz. Adına da şehir diyerek&amp;hellip;&amp;nbsp;Kocaman bulvarlar mıdır buraları şehir yapan? Yoksa nefesimizi tıkayan havası mı? G&amp;uuml;r&amp;uuml;lt&amp;uuml;s&amp;uuml;d&amp;uuml;r belki de hi&amp;ccedil; bitmeyen uğul uğul kulaklarımızda. Bu kadar kalabalık oluşu mu yoksa? Ya da konfor denilen medeniyet celladının &amp;ouml;n&amp;uuml;m&amp;uuml;ze sıraladıkları mı? Bilmiyorum. Belki de lugat manasıyla yetinmeyi bilmek lazım bazı kelimelerin.&amp;nbsp;Yanımdan ge&amp;ccedil;ip gittin. Seni tanımama izin verdikten sonra, tıpkı diğer şehirl...</description>
            <pubDate>Wed, 17 Jun 2009 18:25:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>YAVAŞÇA</title>
            <link>http://bahargibi.blogcu.com/yavasca_45829591.html</link>
            <guid>http://bahargibi.blogcu.com/yavasca_45829591.html</guid> 
            <description>Fotoğraf:Ebru Sidarburuşturulup atılmış bir kağıt mendil gibi yeniktimbenden koptuğun o g&amp;uuml;nkopan damarımdı inleyen hayatıma can taşıyordunbilmedin&amp;uuml;st&amp;uuml;ne basıp ezdiğinyılların hasretiydi&amp;ouml;ylece ge&amp;ccedil;tinka&amp;ccedil; &amp;ccedil;am devrildi bilsensenin g&amp;ouml;lgene yetişmek i&amp;ccedil;inka&amp;ccedil; ben kaldım altındakimliksiz sevişmeleriminıslak dudak &amp;ouml;zlemiydin bir busecik dokunsam&amp;ouml;lecektimg&amp;uuml;r ormanlar altındakimor dağ menekşesi dudaklarkesti bağımı g&amp;uuml;n gibi a&amp;ccedil;ıktı gideceğinboşa kehanetti bendeki kanışardında bıraktığın onca hayal yanındayerimi aldım iştehalbuki ne &amp;ccedil;ok isterdimbir buluşma &amp;ouml;ncesi beklemeyisaatler &amp;ouml;nce gelipve bir kahve fincanında soluklanmayıg&amp;ouml;zlerinin vechinde bir denizg&amp;ouml;zlerinin vechinde can bilemeyiburuşturulup atılmış bir kağıt mendil gibiyimezik, yenik, par&amp;ccedil;a par&amp;ccedil;abari savurma benisavurma ey sevgilibırakıver yavaş&amp;ccedil;a...</description>
            <pubDate>Mon, 15 Jun 2009 09:02:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Ceviz Tadında Aşk</title>
            <link>http://bahargibi.blogcu.com/ceviz-tadinda-ask_44692601.html</link>
            <guid>http://bahargibi.blogcu.com/ceviz-tadinda-ask_44692601.html</guid> 
            <description>Taze ceviz yediniz mi hi&amp;ccedil;? Olduk&amp;ccedil;a zor bir iştir. &amp;Ouml;nce &amp;uuml;stteki yeşil kabuğu &amp;ccedil;ıkarmanız gerekir. O yeşil zırhı &amp;ccedil;ıkarana kadar elinize y&amp;uuml;z&amp;uuml;n&amp;uuml;ze yemyeşil bulaşır. &amp;Ouml;yle yıkamakla da &amp;ccedil;ıkaramazsınız. Yeşil bir kına gibi bir s&amp;uuml;re sizinle yaşar bu boya. Bu yeşil zırhı sıyırırken eğer alttaki kabuğu bırakmamışsa, ya taş bir zemine s&amp;uuml;rtmek ya da kesici bir şeyle kazımak zorunda kalırsınız. Tabi yemyeşil olma pahasına&amp;hellip; Yeşildir, bulaşır ama mis gibi de kokar bu kabuk. &amp;nbsp;Eğer yeşil zırhı aşıp ağa&amp;ccedil; kabuğa ulaşmışsanız basamaklardan birini &amp;ccedil;ıkmışsınız demektir. Ama sakın heyecanlanıp acele etmeyin. Bu sert kabuk her ne kadar i&amp;ccedil;erdeki beyaz ve taze meyveyi korusa da, yanlış bir darbenizle b&amp;uuml;t&amp;uuml;n meyveyi ziyan da edebilir. Onu kırıp &amp;ccedil;ıkarırken neresine ve hangi şiddetle vuracağınıza dikkat etmelisiniz. En uygun şekli &amp;uuml;st&amp;uuml;nde k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;k bir delik olan tarafından hafif&amp;ccedil;e tıklatmaktır. &amp;Ouml;nce k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;k tıklamalarla ne kadar şiddete dayanıklı olduğunu keşfetmelisiniz. Bazen &amp;ccedil;ok sert g&amp;ouml;r&amp;uuml;nen bir kabuk en ufak darbede kırılabilmektedir. Eğer ufak darbelerle kırmayı başaramadınızsa her seferinde şiddeti biraz artırarak devam etmelisiniz. Hep ay...</description>
            <pubDate>Wed, 27 May 2009 17:06:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Sesleniş</title>
            <link>http://bahargibi.blogcu.com/seslenis_22162591.html</link>
            <guid>http://bahargibi.blogcu.com/seslenis_22162591.html</guid> 
            <description>
...</description>
            <pubDate>Mon, 18 Aug 2008 14:23:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Bütün Suç Menekşelerde</title>
            <link>http://bahargibi.blogcu.com/butun-suc-menekselerde_19754951.html</link>
            <guid>http://bahargibi.blogcu.com/butun-suc-menekselerde_19754951.html</guid> 
            <description>Onu d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nd&amp;uuml; yine. Dudaklarıyla buluştuğu o anı anımsadı. Dudaklarını bir şeylere benzetmek i&amp;ccedil;in &amp;ccedil;abaladı ama olmadı. &amp;nbsp;&amp;ldquo;Senin dudakların işte, &amp;ouml;tesi berisi yok. Sevdiğinin dudaklarını bir şeylere benzetenler mi kabahatli, yoksa benzetemeyen ben mi yeteneksizim? Yoksa benzetememek bir l&amp;uuml;tuf mu? Senin dudakların işte&amp;hellip; G&amp;uuml;r ormanların altında gizlenmiş dağ menekşelerine benziyorlar sanırım. Dudaklarını &amp;ouml;zledim. Belki de dağ menekşelerini&amp;hellip;&amp;rdquo;&amp;nbsp;Ya sa&amp;ccedil;ları? Avu&amp;ccedil;larının arasından kayıp duruyorlardı okşarken. Kara yama&amp;ccedil;larına yılın ilk karı d&amp;uuml;şm&amp;uuml;ş dağlar gibi&amp;hellip; &amp;ldquo;İşte benzettim, en azından onları bir şeye benzettim. Pek g&amp;uuml;zel olmasa da kara dağlar, tepeleri g&amp;ouml;ğe yakın başka ne var ki şu d&amp;uuml;nyada?&amp;rdquo; diye d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nd&amp;uuml;.&amp;nbsp;...</description>
            <pubDate>Tue, 08 Jul 2008 12:31:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Meğer Ben Gözlerinde Ölmüşüm</title>
            <link>http://bahargibi.blogcu.com/meger-ben-gozlerinde-olmusum_19020801.html</link>
            <guid>http://bahargibi.blogcu.com/meger-ben-gozlerinde-olmusum_19020801.html</guid> 
            <description>U&amp;ccedil;urumun kenarından d&amp;ouml;nm&amp;uuml;ş&amp;uuml;mBilmem g&amp;uuml;zelim bilmem!Meğer ben g&amp;ouml;zlerinde &amp;ouml;lm&amp;uuml;ş&amp;uuml;mBunca kusur mu vardır dilimde?Bunca kabahatli midir ellerim?Nasıl yakar k&amp;ouml;z, nasıl s&amp;ouml;nd&amp;uuml;r&amp;uuml;r s&amp;ouml;z?Bilmez misin?Bir r&amp;uuml;zgar &amp;uuml;f&amp;uuml;r!Yansın ateşim g&amp;uuml;r g&amp;uuml;r!U&amp;ccedil;urumun kenarından d&amp;ouml;nm&amp;uuml;ş&amp;uuml;mBilmem g&amp;uuml;zelim bilmem!Meğer ben g&amp;ouml;zlerinde &amp;ouml;lm&amp;uuml;ş&amp;uuml;mG&amp;ouml;zlerin ki yazdığı ferman mıdır?Yoksa canıma derman mıdır yazamamYazamam g&amp;uuml;zelim, yazmayı bilmemYaz/mayı bilmem Al al gonca gonca a&amp;ccedil;ılır &amp;ouml;rt&amp;uuml;lerimYazmayı bilmez misin?Bir kalem kes kınından!Bir yer ayır yanından!U&amp;ccedil;urumun kenarından d&amp;ouml;nm&amp;uuml;ş&amp;uuml;mBilmem g&amp;uuml;zelim bilmem!Meğer ben g&amp;ouml;zlerinde &amp;ouml;lm&amp;uuml;ş&amp;uuml;m...</description>
            <pubDate>Mon, 16 Jun 2008 09:21:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Reva Olmasa...</title>
            <link>http://bahargibi.blogcu.com/reva-olmasa_18437871.html</link>
            <guid>http://bahargibi.blogcu.com/reva-olmasa_18437871.html</guid> 
            <description>Foto:Selim ŞevkioğluYorucu bir Pazar g&amp;uuml;n&amp;uuml;&amp;hellip; Yarıp, par&amp;ccedil;alayıp zuhur etmeye &amp;ccedil;alışan &amp;ldquo;Ben burada ne arıyorum?&amp;rdquo; sorusu ve onu iki eliyle &amp;ccedil;ıkmaya &amp;ccedil;alıştığı o deliğe tıkmaya uğraşan bir kadın&amp;hellip; Sesler, s&amp;ouml;zler, hareketler, garip m&amp;uuml;zikli bir karmaşa, b&amp;uuml;t&amp;uuml;n bunlara karışan kuş sesleri&amp;hellip; Batakhaneye yeni d&amp;uuml;şm&amp;uuml;ş bir şarkıcı kadın gibi &amp;uuml;rkek ve bir o kadar da kurtulma umuduyla dolu bağıran kuşlar&amp;hellip; Bu menfaat kokan seslerin arasında nasıl da kimliksiz g&amp;ouml;r&amp;uuml;n&amp;uuml;yorlar. Tıpkı o kadın gibi&amp;hellip;&amp;nbsp;Sılayı rahim endişesi ile başlayan bir g&amp;ouml;n&amp;uuml;ll&amp;uuml;l&amp;uuml;k halinin yavaş yavaş bir buhrana, bir ink&amp;acirc;ra, bir kayboluşa d&amp;ouml;n&amp;uuml;şmesi bu. B&amp;uuml;t&amp;uuml;n k&amp;ouml;t&amp;uuml; kelimeler sanki pusuya yatmış da bu g&amp;uuml;n ortaya &amp;ccedil;ıkıp o ezici &amp;ccedil;ığlıklarıyla kulaklarını kirletiyor. Sessizliğe ve s&amp;uuml;k&amp;ucirc;nete bu denli ihtiyacı varken bunca g&amp;uuml;r&amp;uuml;lt&amp;uuml; kirliliği&amp;hellip; &amp;ldquo;Reva mı?&amp;rdquo; diyor i&amp;ccedil;inden. &amp;ldquo;Reva olmasa&amp;hellip;&amp;rdquo; diye &amp;uuml;&amp;ccedil; noktayla biten ve so...</description>
            <pubDate>Mon, 09 Jun 2008 11:11:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Sükûtu İhlâl Ettim</title>
            <link>http://bahargibi.blogcu.com/suk-tu-ihlal-ettim_16882391.html</link>
            <guid>http://bahargibi.blogcu.com/suk-tu-ihlal-ettim_16882391.html</guid> 
            <description>&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kelimelere muhtacım. Her daraldığımda elimden tutan, sarıp sarmalayan, sanki bana bilinmez bir el tarafından yazdırılan kelimelere. Ucu bucağı olmayan bir harf denizinde, bilmediğim bir s&amp;uuml;r&amp;uuml; işaretin arasında tanıdık bildik bir tek harf olsun bulmak i&amp;ccedil;in debeleniyorum. Ama yok işte. Halimi anlatacak bir tek harf yok. Bilmediğim bir dilin işaretleri bunlar. Bilmediğim bir dilin işaretleri&amp;hellip;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Konuşmamaya yeminliydim. Sessizliğimin tahtına kurulmuş beklemekteydim. Ta ki y&amp;uuml;z&amp;uuml;n&amp;uuml; g&amp;ouml;rd&amp;uuml;m, sıyırdım beyaz bayrağı kalenin burcundan. Y&amp;uuml;reğimin darmadağınık sa&amp;ccedil;larını &amp;ouml;rd&amp;uuml;m. G&amp;ouml;nl&amp;uuml;m&amp;uuml; d&amp;uuml;rd&amp;uuml;m, senden yana s&amp;uuml;rd&amp;uuml;m. &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kıvılcımları yakaladı g&amp;ouml;zlerim bakışlarından. Sevdim. Ben işte o an, tam da o an s&amp;uuml;k&amp;ucirc;tu ihlal ettim. Şimdi canhıraş &amp;ccedil;ığlıklarım dolduruyor d&amp;uuml;nyamı. Susturamıyorum.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Ağladığımı duyuyor musun? Gecenin karanlığını delen g&amp;ouml;zyaşlarımı g&amp;ouml;r&amp;uuml;yor musun? Y&amp;uuml;reğime saplanan hı&amp;ccedil;kırıklarıma dokunuyor musun? Uzanıp tutuyor musun g&amp;ouml;zyaşlarımı yanağımdan? Cevabını bilmediğim y&amp;uuml;zlerce, binlerce sorudan birka&amp;ccedil; tanesi işte bunlar. Bilmiyorum. Sadece sığınıyorum, tek yapabildiğim bu. Belki de bunu da beceremiyorum, kim bilir? &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Taşları &amp;ccedil;evrilmiş, odunları &amp;ccedil;atılmış bir ocakmışım me...</description>
            <pubDate>Fri, 23 May 2008 18:56:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Yüreğimden Öp!</title>
            <link>http://bahargibi.blogcu.com/yuregimden-op_15502861.html</link>
            <guid>http://bahargibi.blogcu.com/yuregimden-op_15502861.html</guid> 
            <description>&amp;nbsp;&amp;nbsp;-&amp;Ouml;peyim de ge&amp;ccedil;sin.-&amp;Ouml;p de ge&amp;ccedil;sin.Minik bir el d&amp;uuml;nyanın en şefkatli dudağına dokunur &amp;ouml;nce. Az &amp;ouml;nce dokunduğu sıcaklıktan başka bir sıcaklıkla buluşur. Yakmayan, acıtmayan&amp;hellip; Aksine şifaya bulayan, iyileştiren&amp;hellip; Sonra da k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;k bir buse konar yaralı minik ele. Yukarıdaki s&amp;ouml;zc&amp;uuml;klerin doğruluğunu ispat edercesine ge&amp;ccedil;irir acısını. O şefkat timsali kulağımıza o b&amp;uuml;y&amp;uuml;l&amp;uuml; c&amp;uuml;mleyi her fısıldadığında inandık. Teredd&amp;uuml;t etmeden acıyan yerimizi ellerine bıraktık. Hi&amp;ccedil; d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nmedik &amp;ldquo;&amp;ouml;peyim de ge&amp;ccedil;sin&amp;rdquo; kelimesinin ardından acımızın ge&amp;ccedil;meyeceğini. &amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; hep ge&amp;ccedil;mişti, hep sarılmıştı yara, hep ilk g&amp;uuml;nk&amp;uuml; gibi onarılmıştı. D&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;yorum da bu sabah, belki de o ayağının altına cennetler serilen kutsal varlığın bize s&amp;ouml;ylediği tek yalan bu. İşin garibi artık başka dillerden de d&amp;ouml;k&amp;uuml;ld&amp;uuml;ğ&amp;uuml;nde inanıyoruz biz bu yalana. Annemizin dudağı kadar şefkatle, annemizin y&amp;uuml;reği kadar saf ve temiz dokunacağını sanıyoruz acıyan yerimize. Ama hi&amp;ccedil; &amp;ouml;yle olmuyor işte.Şimdi başım ellerimin arasında, g&amp;ouml;zyaşlarımın arkasına ka&amp;ccedil;mış dua ediyorum. &amp;ldquo;Allah&amp;rsquo;ım ne olur, dilimi yapmayacağım şeyleri s&amp;ouml;ylemekten, kulaklarımı da yapılmayacak şeyleri duymaktan koru. Biliyorum ki senin elinle dokunmayan el, senin dilinle konuşmayan dil şifa bulaştırmaz. Şifana muhtacım Ya Rab! Bana senin l&amp;ucirc;gatınla konuşanlarla hemhal olmayı nasip et.&amp;rdquo;&amp;hellip;ve sen annem&amp;hellip; Y&amp;uuml;reğimden &amp;ouml;p beni. &amp;Ouml;p ki ge&amp;ccedil;sin kırıklarımın acısı....</description>
            <pubDate>Thu, 08 May 2008 10:51:00 +0300</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://bahargibi.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>